bizden haberler

slider_02.jpg
BİLİŞİM SEKTÖRÜ İÇİN VERGİ VE TEŞVİKLER

Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği tarafından yayınlanan Bilgi ve İletişim Teknoloji Sektörü 2016 Yılı Pazar Verilerine göre bilişim sektörü (ICT: Bilgi Teknolojileri ve İletişim), Türk Lirası bazında bir önceki yıla oranla yüzde 14,4 büyümeyle 94,3 milyar TL’ye ulaştı.

İstihdam ettiği nitelikli çalışan sayısını ise 120 bin kişiye çıkaran sektörün ihracatı da yüzde 32 büyümeyle 3,1 milyar TL'ye ulaşmış durumda.

Elbette ki daha alacak çok yolumuz var.

Yenilikçilik (innovasyon), Ar-Ge, Endüstri 4.0 gibi kavramları konuşmaktan ziyade, hayata geçirmenin öneminin kavrandığı bir aşamadayız.

Yukarıdaki kavramlar kapsamında yapılan her türlü çalışmanın ancak ticari ürün haline dönüşmesi halinde başarıya ulaşmış olabileceğiz.

Geride bıraktığımız sürede, Türkiye’de bu konuların çok fazla konuşulmasının yanısıra Devlet tarafından verilen teşviklerin çeşitlenmesinin de yaşandığı bir sürece tanık olduk.

Hatta o kadar çeşitli teşvikler sözkonusu ki zaman zaman bu konuda girişimciler, uygulayıcılar arasında bir takım kafa karışıklıkları da yaşanır hale geldi.

Teşviklerin girişimciler tarafından biliniyor olması, kolay uygulanması, yani bürokratik süreçlerinin az olması hatta mümkünse hiç olmaması kamuoyunun beklentileri arasında yer alıyor.

Konuyla ilgili kamu kurumlarına görev düştüğü gibi, sivil toplum örgütlerine, toplumun kanaat önderlerine ve danışman firmalara/kişilere de büyük görevler düşüyor.

“Gidin, anlatın, kolaylaştırın”

Teşvik uygulamalarından sorumlu olan kamu kurum ve kuruluşlarının en önemli görevlerinin, girişimcilere teşvikleri, destekleri ve fırsatları ilk elden anlatmak ve uygulamaları da olabildiğince bürokrasiden arındırarak, kolaylaştırmak olduğunu düşünüyoruz.

Önleyici kural koyma yaklaşımı ile, milyonda bir olacak bir suiistimal için düzenleme yapmak yerine, etkin ve rasyonel denetim yapmanın işin esası olması gerektiği düşüncesindeyiz.

Yani prosedürleri belirlerken ortaya konulan aşırı dikkat ve özeni, denetim ve kontrol aşamasına kaydırmak gerekiyor.

İşte bu bakış açısıyla biz de yaklaşık 5 yıldır ICT Media dergisinde yayımlanan yazılarımızda, bilişim sektöründeki vergi ve teşvik konularını ele alıyoruz. Daha ziyade girişimcilerin, uygulayıcıların kolaylıkla anlayabileceği dilde konuları anlatmaya çalışıyoruz.

Teşviklerin neler olduğunu anlatırken birbirleriyle kıyaslamalar yaparak girişimcilerin kendi lehine olabilecek seçenekleri onların önüne sermeye çalışıyoruz.

Bu bağlamda dergimizin ICT sektörüne tüm yönleriyle hitap etme misyonunu da sağlamış olduğumuz kanısındayız.

Vergi risk yönetimi

Her sektörde olduğu gibi bilişim sektöründe de vergi düzenlemeleri hem bir fırsat hem de bir risk anlamına gelmektedir.

Fırsat boyutunu yararlanılacak indirimler, istisnalar, muafiyetler oluştururken, belirsizlikler, yoruma açık konular da işin risk boyutunu oluşturmaktadır.

Endüstri 3.0 dönemine göre hazırlanmış olan vergi düzenlemelerinin küresel ölçekte Endüstri 4.0’a uyarlanması günümüzün önemli konularından birisi olmuş durumda.

Vergiciler ve yasa yapıcılar yeni vergi düzenlemelerinde, artık klasik hale gelen bir yere bağlı işyeri mantığından uzaklaşarak mobil hale gelmiş emek, sermaye ve fikri mülkiyetin gelir ve kazançlarının vergilendirilmesi için arayış içindeler.

Öte yandan sektörümüzde yoğun bir şekilde yaşanan “yakınsama” kavramı da, iç içe geçmiş hizmetler ve ürünler anlamına gelmektedir. Bu tür iç içe geçmiş hizmet ve ürünlerin sınır ötesi ticarete ve farklı vergi türlerine konu olması, doğal olarak gri alanlarına artması anlamına geliyor.

İşte bu nedenlerle de sektörümüzdeki vergi risk yönetimi konusunu yazılarımızda ele almaya çalışıyoruz.

Yani teşviklerin ve vergilerin hem fırsat hem de risk yönünü bir arada ele almış oluyoruz.

Geçtiğimiz Temmuz ayında bu yöndeki çalışmalarımızı bir adım daha ileriye götürerek “Bilişim Sektörü İçin Vergi ve Teşvikler” kitabımızı ortak eser olarak Seçkin Yayınlarından yayınladık.

Kitabımız bilgi teknolojileri ile haberleşme alanındaki vergisel sorunları ve bu sorunların çözümlerini ele alıyor.

Gelir İdaresi yöneticiliği ve Hesap Uzmanlığı mesleğinin getirdiği deneyimle, yaklaşık 8 yıldır bilişim sektöründeki çalışmalarımızı biraraya getirdiğimiz bu çalışmada, Teknolojinin yol açtığı değişime vergi mevzuatının ve uygulamasının ne şekilde eşlik etmesi gerektiği yönünde yol göstermeye çalıştık.

Ayrıca sektöre tanınan teşvik ve destekleri olabildiğince sade bir dille anlatmaya çalıştık.

Bu kitap ile bilişim sektöründe çalışanlara, bu alana girmek isteyenlere geniş bir ufuk çizmeye çalıştık. Ortak çalışmamızın bilişim sektöründeki girişimcilerimize ve uygulayıcılarımıza yararlı olmasını diliyoruz.

(Bilişim Sektörü İçin Vergi ve Teşvikler, Bülent Taş-Nazmi Karyağdı, Seçkin Yayınları, Ankara, Temmuz 2017, 264 sayfa.)

yeni e-konomi

sektörler

teklif isteyin

Formu doldurarak bize ulaşın. Uzman kadromuz en kısa zamanda size dönüş yapsın.